Bizle irtibata geçin

Enerji

AB Emisyon Ticaret Sistemi Güçleniyor: Karbon Piyasasında Yeni Dönem

Yayınlanmış

-

EU ETS CBAM

Avrupa Birliği‘nin iklim politikasının bel kemiğini oluşturan Emisyon Ticaret Sistemi (EU ETS), 2026 itibarıyla köklü bir dönüşüm sürecine girdi. Hem sistemin teknik parametrelerindeki değişiklikler hem de buna eşlik eden Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM/CBAM) tam uygulamaya geçmesiyle birlikte AB’nin karbon fiyatlandırma mimarisi yeni bir aşamaya taşınıyor.

ETS Nedir, Nasıl Çalışır?

AB Emisyon Ticaret Sistemi, AB’nin iklim değişikliğiyle mücadele politikasının temel taşı ve sera gazı emisyonlarını maliyet etkin biçimde azaltmak için kullanılan kilit araçtır. Dünyanın ilk büyük karbon pazarı olma özelliğini koruyan ETS, “üst sınıra ulaş ve ticaret yap” prensibiyle çalışmaktadır. Üst sınır zamanla düşürüldükçe toplam emisyonlar da azalmaktadır.

2005’te hayata geçirilen sistem, şu an dördüncü aşamasında bulunuyor ve 2021–2030 dönemini kapsıyor. AB ülkelerinin yanı sıra İzlanda, Lihtenştayn, Norveç ve İsviçre de sistemi uygulayan ülkeler arasında yer alıyor.

Emisyon Azaltım Hedefleri Sıkılaşıyor

Yapılan reform anlaşmasıyla ETS kapsamındaki sektörlerde 2030 yılına kadar emisyonların 2005 seviyelerine göre yüzde 62 oranında azaltılması hedefleniyor. Bu oran, önceki mevzuattaki yüzde 43’lük hedefin yaklaşık 20 puan üzerinde.

Yıllık emisyon azaltım hızı da kademeli olarak artırılıyor: 2024–2027 döneminde yılda yüzde 4,3 ve 2028’den itibaren yüzde 4,4 olarak belirlendi.

Sistemin daha da sıkılaştırılması kapsamında 2026 yılında piyasadan 27 milyon tonluk tahsisat kaldırılması öngörülüyor. Bu adım, karbon fiyatını yukarı çekerek firmaları temiz üretim teknolojilerine yatırım yapmaya yönlendirmeyi amaçlıyor.

Ücretsiz Tahsisatlar Kaldırılıyor

2026 ile 2034 yılları arasında, CBAM kapsamındaki çimento, alüminyum, gübreler, elektrik enerjisi üretimi, hidrojen, demir ve çelik gibi sektörlerde ücretsiz emisyon ödeneklerinin aşamalı olarak kaldırılması gündemde.

Havacılık sektöründe ücretsiz emisyon izinleri kademeli olarak azaltılacak ve 2026’dan itibaren tam müzayede uygulamasına geçilecek.

Bu dönüşüm, doğrudan bir cezalandırma mekanizması değil; piyasa baskısı aracılığıyla şirketleri yeşil dönüşüme teşvik eden bir tasarım mantığına dayanıyor.

ETS Kapsamı Genişliyor: Denizcilik, Metan ve Yeni Sektörler

Deniz taşımacılığından kaynaklanan emisyonlar da ilk kez AB ETS kapsamına alınıyor. CO2 dışındaki sera gazları olan metan ve N2O ise 2026’dan itibaren ETS’ye dahil edilecek.

Nakliye şirketlerinin ödenek teslim yükümlülükleri kademeli olarak devreye alınacak; 2026’dan itibaren doğrulanmış emisyonların tamamı için bu yükümlülük tam anlamıyla geçerli olacak.

Binalar, karayolu taşımacılığı ve ek sektörler için ise ayrı bir yeni sistem olan ETS 2 kuruldu.

CBAM: Karbon Sınır Vergisi Devreye Giriyor

ETS güçlendirmesinin en somut dışa yansıması, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (CBAM) 1 Ocak 2026 itibarıyla tam uygulama aşamasına geçmesiyle yaşandı.

2023’ten bu yana geçiş döneminde olan CBAM, 1 Ocak 2026 itibarıyla tam uygulama aşamasına geçti ve ithalatçılar gömülü emisyonlar için CBAM sertifikası satın alma ve beyan yükümlülüklerini fiilen yerine getirmeye başladı.

Çimento, demir ve çelik, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen ürünlerini AB’ye ihraç edenler yetkili makamlara kaydolacak ve CBAM sertifikası alacak. Bu sertifikaların fiyatı, AB ETS tahsisatlarının haftalık ortalama fiyatına göre belirleniyor.

Küçük ithalatçılar üzerindeki yükü hafifletmek amacıyla bir muafiyet de getirildi: Yılda 50 tondan az SKDM kapsamında mal veya yılda 100 ton gömülü karbon emisyonu içeren mal ithal eden şirketler bu uygulamadan muaf tutuluyor.

Sosyal İklim Fonu: Dönüşümün Bedeli Paylaşılıyor

ETS kapsamındaki fiyat artışlarının yoksul haneleri, mikro işletmeleri ve ulaşım kullanıcılarını olumsuz etkilememesi için bir Sosyal İklim Fonu oluşturuluyor. Fon, ETS ödeneklerinin açık artırmalarından elde edilen gelirle finanse edilecek ve yaklaşık 87 milyar euroya ulaşması hedefleniyor.

ETS Tartışma Altında: Reform mu, Askı mı?

Sistem güçlenirken içeride de ciddi bir tartışma sürüyor. İtalya Sanayi Bakanı Adolfo Urso, EU ETS’nin kapsamlı biçimde gözden geçirilip elden geçirilene kadar askıya alınmasını gündeme getirdi. Bu çıkış, karbon fiyatının son haftalarda gerilemesi ve sanayi maliyet baskısının artmasıyla aynı döneme denk geldi. Almanya Şansölyesi Friedrich Merz de ETS’nin sanayi dönüşümünü desteklemediği durumda revize edilebileceği yönündeki mesajlarla tartışmaya eklendi.

Resmi bir askıya alma kararı bulunmasa da bu tartışma, Avrupa’da iklim politikası ile sanayi rekabetçiliği arasındaki dengenin yeniden değerlendirildiğini gözler önüne seriyor.

2026’daki resmi inceleme sürecinde benchmark güncellemeleri, serbest tahsisin koşulları ve piyasa istikrar araçları yeniden değerlendirilecek.

Türkiye’ye Etkisi: Fırsat mı, Risk mi?

Türkiye, üretim süreçlerinin yüksek karbon yoğunluğu ve AB’ye yapılan CBAM kapsamındaki ihracatının büyüklüğü nedeniyle bu mekanizmadan en savunmasız etkilenecek ülkelerin başında geliyor.

Bu nedenle Türkiye, 2026–2027 yılları arasında ETS pilot uygulamasını başlatmayı planlıyor. Ürün bazlı izleme, raporlama ve doğrulama sürecinin 2026’dan itibaren başlayacağı ve ETS gelirlerinin doğrudan yeşil dönüşüm projelerini finanse edeceği öngörülüyor.

AB Emisyon Ticaret Sistemi’nde yaşanan bu dönüşüm, küresel ticaret düzenini de köklü biçimde etkiliyor. Düşük karbon yoğunluğuyla üretim yapan ülkeler ve şirketler bu yeni düzenden avantajlı çıkarken, dönüşümü geç başlatan ekonomiler ek maliyetlerle yüzleşmek zorunda kalacak. AB’nin bu hamlesi, iklim politikasını artık yalnızca çevre gündeminin değil, ticaret ve rekabet politikasının da merkezine yerleştirdiğinin açık bir göstergesi.

Gazete Makina sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin