Endüstri Haberleri
Avrupa Birliği Yapay Zeka Yasası endüstri işçilerinin temel güvenliklerini zayıflatıyor
Avrupa Birliği, yapay zeka destekli makinelerin endüstriyel üretim yapan işyerlerinde standartlaştığı bir dönemde, AB Dijital Omnibus (AI Omnibus) kapsamında varılan siyasi anlaşmanın işçi güvenliğini ciddi şekilde gerilettiği konusunda uyarıyor. Makine Yönetmeliği’ndeki koruma önlemlerinin düşürülmesi kararı, tutarlı korumayı baltalıyor ve AB genelinde daha fazla hukuki belirsizliğe kapı açıyor.
Ortak yasa koyucular tarafından AI Omnibus konusunda varılan mutabakat, makine kullanan Avrupalı endüstriyel işçiler için tehlikeli bir dönüm noktasıdır. Yapay zeka teknolojilerinin makinelere, otomatik sistemlere ve kişisel koruyucu ekipmanlara (KKE) her geçen gün daha fazla entegre edilen madencilik, imalat ve enerji sektörlerindeki milyonlarca işçiyi ilgilendiriyor.
Avrupa Ticaret Birliği için bu anlaşmanın arkasındaki üzücü mesaj açık: endüstriyel lobi yoğunlaştığında, işçi hakları ve iş sağlığı güvenliği pazarlık konusu haline geliyor.
Türkiye’de Benzer Kaygılar
Türkiye’de de benzer bir tablo ortaya çıkıyor. Özellikle otomotiv, tekstil, metal işleme ve madencilik sektörlerinde yapay zeka destekli otomasyon sistemlerinin hızla yaygınlaşmasına karşın, işçi güvenliğine yönelik düzenlemelerin güncel teknolojik gelişmelerin gerisinde kalıyor.
Türk Metal, Türk-İş ve DİSK gibi işçi sendikaları, İSG (İş Sağlığı ve Güvenliği) mevzuatının yapay zeka destekli makineler konusunda yeterli koruma sağlamadığını, mevcut yasal çerçevenin geleneksel makinelere odaklandığını ve otonom karar alma yeteneğine sahip sistemlerin yarattığı yeni riskleri kapsamadığını vurguluyor.
Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerde (KOBİ’ler), yapay zeka teknolojilerinin düşük maliyetli ve standart dışı şekillerde uygulanması, işçileri ek risklere maruz bırakıyor. Türkiye’de iş kazalarının AB ortalamasının üzerinde seyrettiği göz önüne alındığında, teknolojik dönüşümde güvenlik standartlarının gevşetilmesi kabul edilemez bir durum ortaya çıkartıyor.
Avrupa’da Tehlikeli Geri Adım
Tartışmaların başından itibaren, özellikle Makine Yönetmeliği ve KKE kuralları gibi Yapay Zeka Yasası’nda listelenen sektörel mevzuat ile “güvenlik bileşenleri” tanımının zayıflatılması yoluyla, bu deregülasyon gündeminin işçiler ve iş sağlığı güvenliği (OSH) için yaratabileceği ciddi sonuçlar konusunda uyarılarda bulunulmuştu. Bu uyarılara rağmen, nihai uzlaşma sendikalar ve işçi temsilcileri tarafından dile getirilen birçok endişenin hayat bulmasına neden oluyor.
Anlaşmanın en endişe verici unsurlarından biri, Makine Yönetmeliği’nin Yapay Zeka Yasası’nın Ek I, Bölüm A’sından (en güçlü ve en uyumlu güvenlik gerekliliklerini sağlayan) Bölüm B’ye taşınması kararıdır. Bu teknik bir düzenleme değildir. Pratikte, Bölüm A, yüksek riskli ürünlerin otomatik olarak AB genelinde en katı yapay zeka güvenlik yükümlülüklerine tabi olmasını garanti eder. Makinelerin Bölüm B’ye taşınması, bu korumaların artık aynı otomatik ve tutarlı şekilde uygulanmayacağı anlamına geliyor. Endüstriyel makinelere gömülü birçok yapay zeka sistemi artık Yapay Zeka Yasası kapsamında en güçlü koruma düzeyiyle sistematik olarak kapsanmayacak ve bu da Avrupa genelinde işçiler için daha zayıf ve daha parçalı bir güvenlik çerçevesine yol açacak.
Bu durum, endüstriyel yapay zeka sistemleri için büyük bir düzenleyici boşluk yaratıyor. Müzakereciler tarafından sunulan sözde koruma önlemlerine rağmen, karşılaşılacak sonuç tehlikeli bir emsal oluşturuyor. Tüm bunlar daha fazla hukuki belirsizlik, parçalı uygulama ve Avrupa genelinde eşitsiz bir oyun alanına yer açacağa benziyor. Ayrıca, “basitleştirme” hedefine doğrudan aykırı olarak yasal karmaşıklığı artırıyor.
Süregelen Deregülasyon Trendi
2023 yılındaki Makine Yönetmeliği müzakereleri sırasında, “yüksek riskli makine” ifadesine yapılan açık atıf kaldırılmıştır. Bu durum, daha hafif yükümlülükler ve daha az kontrol lehine endüstri lobiciliğinin etkisini yansıtmıştır. Aynı süreçte, üçüncü taraf uygunluk değerlendirmelerine tabi makine kategorilerinin sayısı 25’ten nihai düzenlemede sadece altıya kadar kademeli olarak azaltılmıştır.
AI Omnibus yasası sonuçları ve genel deregülasyon süreçleri siyasi spektrumun tamamına yayılmıştır. Avrupa Komisyonu, bazı Üye Devletler ve Avrupa Parlamentosu’ndaki belirli siyasi gruplar, düzenlemeyi güvenlik, hesap verebilirlik ve işçi haklarının demokratik bir garantisi olarak değil, yapay zeka destekli makinelerin gelişimini ilerletmeye katkıda bulunmak üzere düzenlemişlerdir. Sonuçlar yapay zeka politikasının ötesine geçmektedir. Tehlikede olan sadece düzenleyici tutarlılık değil, aynı zamanda Avrupa sosyal modelinin güvenilirliğidir.
Avrupa Ticaret Birliği Genel Sekreteri Isabelle Barthès konu hakkında şunları söyledi: “Madencilik, imalat ve enerji sektörlerindeki işçiler zaten tehlikeli ve giderek daha otomatik hale gelen çalışma ortamları ve koşullarıyla karşı karşıya. Yapay zeka destekli makina kullanımı ile güvenliklerini zayıflatmak yanlış bir siyasi sinyal gönderiyor. Avrupa’nın güvenli ve insan merkezli teknolojik dönüşüme olan bağlılığına duyulan güveni baltalıyor.”
Türkiye Perspektifi: Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) yetkilileri de benzer endişeleri dile getirerek, “Türkiye’nin AB uyum sürecinde ve kendi iç mevzuatında, teknolojik ilerlemeyi işçi güvenliğinden taviz vermeden yönetecek güncel düzenlemelere acilen ihtiyaç var” açıklamasında bulundu. Özellikle yeni nesil robotik sistemlerin ve kolaboratif robotların (cobotlar) artan kullanımının, mevcut İSG mevzuatında özel olarak ele alınması gerektiği vurguladı.

