Endüstri Haberleri
Türkiye ve Fransa Temiz Enerji İçin Güçlerini Birleştirdi

Türk-Fransız Ticaret Odası’nın düzenlediği ekonomi forumunda temiz enerji dönüşümü ve karbonsuzlaştırma konuları masaya yatırıldı. Hükümet yetkilileri, Avrupa Birliği temsilcileri, kalkınma finans kuruluşları ve büyük şirketlerin katıldığı etkinlikte net sıfır emisyon hedefine nasıl ulaşılacağı ve bunun için gereken finansman tartışıldı.
İnşaat Sektörü Alarm Veriyor
Saint-Gobain şirketinin temsilcisi, karbonsuzlaştırmanın artık sadece çevre meselesi olmadığını, aynı zamanda endüstriyel egemenlik ve rekabet gücü konusu haline geldiğini söyledi. Dünya nüfusunun 1 milyardan 2 milyara ulaşması 125 yıl sürerken, 7 milyardan 8 milyara çıkması sadece 12 yıl aldı. 2050’ye kadar 2,5 milyar kişinin daha şehirlerde konut ihtiyacı olacak.
Son 20 yılda aşırı hava olayları yüzde 80 arttı. Türkiye geçen yıl bin civarında aşırı hava olayına maruz kaldı. İnşaat sektörü dünya enerji tüketiminin yüzde 32’sini, karbon emisyonlarının yüzde 35’ini ve kaynak tüketiminin yüzde 40’ını oluşturuyor.
Saint-Gobain, 2050’ye kadar net sıfır karbon hedefine ulaşmayı taahhüt etti. Şirket şu anda elektriğinin yüzde 62’sini düşük karbonlu kaynaklardan temin ediyor ve cam üretiminin yüzde 30’unu hidrojen kullanarak yapıyor. Toplam satışlarının yüzde 75’i artık yüksek performanslı ve sürdürülebilir çözümlerden geliyor.
Avrupa Birliği’nden 17 Milyon Euro Destek
AB’nin Türkiye Delegasyonu temsilcisi, IPA2 ve IPA3 programları kapsamında Türkiye’nin enerji sektörüne 17 milyon Euro’nun üzerinde mali destek sağladıklarını açıkladı. Hem AB’nin 2050, hem de Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi var. AB’nin 2030 hedefi, yenilenebilir kaynaklardan üretilen enerji tüketimi payını en az ikiye katlamak.
AB temsilcisi, Avrupa’nın bu dönüşümü tek başına gerçekleştirmek istemediğini vurguladı. Türk şirketleri, temiz enerji sektöründe AB üreticilerinin ana ortakları arasında yer alıyor.
Fransa’dan 5 Milyar Euro Yatırım
Fransa Büyükelçisi Isabelle Dumont, ülkesinin Türkiye’nin karbonsuzlaştırma yolculuğuna olan taahhüdünü rakamlarla ortaya koydu. Fransız Kalkınma Ajansı 2004’ten bu yana Türkiye’ye 5 milyar Euro yatırım yaptı. Son üç buçuk yılda 1,7 milyar Euro aktarıldı.
İzmir’de 2012’den bu yana toplu taşıma modernizasyonu için 100 milyon Euro’nun üzerinde destek verildi. İnşaat halindeki Üçyol-Buca metrosu için 125 milyon Euro ayrıldı. Bu proje 300 bin kişiye fayda sağlayacak ve yüz binlerce ton CO2 emisyonunu önleyecek. İstanbul’da 2006’dan bu yana metro ağının genişletilmesi için 350 milyon Euro kullanıldı.
TotalEnergies ve Rönesans Holding 2023’te ortaklık kurdu. EDF ve EÜAŞ, Türk hidroelektrik santrallerinde elektronik izleme sistemleri için işbirliği yapıyor. Alstom demiryolu teknolojileriyle karbonsuz ulaşıma katkı sağlıyor.
Büyükelçi, Türkiye’nin 2026’da COP31’e ev sahipliği yapması için seçilmesini tebrik etti ve Fransa’nın işbirliğini güçlendirmeye hazır olduğunu söyledi.
Türkiye 2035’e Kadar 120 Gigawatt Yenilenebilir Enerji Ekleyecek
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan, Türkiye’nin kapsamlı enerji dönüşümü stratejisini açıkladı. Paris Anlaşması’nın ardından 2022’de hazırlanan Ulusal Enerji Planı, enerji güvenliğini karbonsuzlaştırma ile dengeliyor.
2035’e kadar 120 gigawatt ek yenilenebilir kapasite hedefleniyor. Şu anda her yıl yaklaşık 8 bin ila 11 bin megawatt ekleniyor. Bu rakam Avrupa’nın en yüksekleri arasında yer alıyor. Elektrikli araçlar, veri merkezleri ve yapay zeka nedeniyle elektrik talebinin yüzde 5,8 oranında artması bekleniyor.
Türkiye’nin emisyonlarının yaklaşık yüzde 70’i enerjiden kaynaklanıyor. Yalnızca elektrik üretimi enerji kaynaklı emisyonların yüzde 35’ini oluşturuyor. Mevcut 75 bin kilometrelik yüksek gerilim şebekesi 2035’e kadar 94 bin kilometreye çıkarılacak.
Akkuyu Nükleer Santrali 2026’da Üretime Başlıyor
Demircan, üç nükleer santral projesinin devam ettiğini bildirdi. Mersin Akkuyu’da 2012’de başlayan projede deneme üretimi 2026’nın ikinci çeyreğinde başlayacak. İlk ticari ünite 2026 sonuna kadar, tüm üniteler 2028’e kadar devreye girecek. Tek santral yıllık yaklaşık 35 terawatt saat üretecek ve sıfır karbon salınımı olacak.
2050 hedefi, Küçük Modüler Reaktörlerden yaklaşık 5 gigawatt dahil olmak üzere 20 gigawatt nükleer kapasite. Eskişehir yakınlarındaki Beylikova’da bulunan nadir toprak elementleri yatakları da temiz enerji ekipmanları için önemli.
Türkiye 2026’da Antalya’da COP31’e ev sahipliği yapacak. Demircan, bunun Türkiye’nin enerji diplomasisi başarısını gösterdiğini söyledi.
Finansman En Büyük Sorun
Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı’na göre 1,5 derece küresel ısınma hedefine ulaşmak için yıllık 5 trilyon dolar yatırım gerekiyor. Ancak mevcut küresel ortalama yıllık 1,3 trilyon dolar. Türkiye’nin 2035’e kadar elektrik kapasitesi için yaklaşık 80 milyar dolar, altyapı için yaklaşık 30 milyar dolara ihtiyacı var.
Schneider Electric: Enerji Verimliliği En Hızlı Yol
Schneider Electric yöneticisi Alishan Cephan, enerji sektörünün kısa vadeli öncelikler ile uzun vadeli sürdürülebilirlik zorlukları arasında sıkıştığını söyledi. CO2 emisyonlarının yüzde 80’i enerjiyle ilgili. World Wide Web’in 100 milyon kullanıcıya ulaşması 7 yıl sürerken, yapay zeka bunu 2 ayda başardı. Yapay zeka karbon emisyonlarının azaltılmasında kritik rol oynayacak.
Cephan, arz tarafında yapay zeka destekli depolamalı yenilenebilir enerjiye geçiş gerektiğini, talep tarafında ise enerji verimliliğinin net sıfıra giden en ucuz ve en hızlı yol olduğunu vurguladı. Elektrifikasyon sayesinde fosil yakıtlara kıyasla 3-4 kat verimlilik artışı sağlanabiliyor.
Dünyada 1 milyar insan elektriğe erişimden yoksun, 2 milyar insan yemek pişirmek için ilkel enerji kaynakları kullanıyor. 2050’ye kadar 2 milyar kişi daha katılacak. Enerji verimliliği olmadan bu açık kapanmayacak.
Veolia: Artık Karbonlu Projelere Yatırım Yok
Veolia’nın temsilcisi Raffaele, şirketin 170 yıllık geçmişiyle kendini çevre hizmetleri şirketi olarak konumlandırdığını söyledi. Şirketin 2024-2028 stratejisi üç sütun üzerine kurulu: Karbonsuzlaştırma, kirliliği giderme ve yenileme.
En önemli değişiklik yatırım komitesinde yaşandı. Artık finansal sürdürülebilirlikten önce karbon emisyonu değerlendirmesine bakılıyor. Pozitif karbon emisyonlu projeler reddediliyor. Veolia araştırma merkezleri için 200 milyon Euro ayırdı.
Şirket atık su yeniden kullanımına odaklanıyor. Bu, Türkiye’nin iddialı su yeniden kullanım hedefleri için özellikle uygun. Yeni su çıkarma ve arıtma ihtiyacını azaltıyor.
Rönesans: Türkiye Yenilenebilirde Avrupa Ortalamasını Yakaladı
Rönesans Enerji Grubu Başkanı Emre Hagan, Türkiye’deki yenilenebilir enerji pazarının detaylı bir resmini çizdi. Türkiye’nin toplam kurulu gücü yaklaşık 100 gigawatt. Son 25 yılda yaklaşık 100 gigawatt artış oldu. Fosil yakıtların payı 2014’te yüzde 60 ile zirve yaptı, şimdi yüzde 38’e düştü. Yenilenebilir payı kurulu gücün yüzde 62’sine ulaştı.
Rüzgar enerjisinde ilk proje 1998’de Çeşme’de başladı. Gerçek büyüme 2008’de başladı. Şu anda 14 gigawatt kapasite var. Güneş enerjisinde 2013’te neredeyse sıfır kapasiteydi. Şimdi ortalama 0,7 megawatt güçte 32 bin proje var. Bunların yüzde 90’ı tüketicilerin kendi kullanımı için kurduğu lisanssız projeler.
Türkiye’nin yüzde 46 yenilenebilir üretimi Avrupa Birliği ortalamasıyla eşit ve yüzde 30’luk küresel ortalamanın üzerinde. Gelecekte büyük kömür ya da doğal gaz projesi beklenmiyor. Ana büyüme rüzgar ve güneşten gelecek.
Hagan üç önemli kazanım saydı: Yıllık 85 milyon ton sera gazı tasarrufu, doğal gaz ithalatından kaçınarak yıllık 12 milyar dolar tasarruf ve düşük elektrik fiyatları. Güneşin maliyeti 5-6 sent, doğal gazın 7-8 sent.
Çimento Sektörü Atıktan Enerji Üretiyor
Vicat Grubu Endüstri Müdürü Olivier Thomas, çimento sektörünün büyük bir CO2 yayıcısı olduğunu kabul etti. 3 milyon tonluk bir çimento fabrikası 2,2-2,3 milyon ton CO2 üretiyor. Ancak çözümler var.
Vicat’ın Türkiye’deki iki fabrikası Ankara ve Konya yakınında bulunuyor. Bu fabrikalar Marmara ve İstanbul bölgesinden yıllık 200 bin ton atık topluyor ve yakıt olarak kullanıyor. Böylece kömür ve petrol tüketimini azaltıyorlar.
Şirket ayrıca kalsine kil adı verilen alternatif hammadde kullanıyor. Düşük kireç içeriği sayesinde CO2 emisyonu azalıyor. Türk hükümeti kamu ihalelerinde klinker faktörü sınırı getirdi.
2030 hedefleri şöyle: Ton başına 497 kilogram CO2 emisyonu, fosil yakıt ikamesinde yüzde 50, elektrik tedarikinde yüzde 40 karbonsuz kaynak. İki karbon yakalama projesi de başlatıldı.
Yeşil Finansman: Türkiye’ye Yılda 10 Milyar Dolar Gerekiyor
Forumun ikinci panelinde yeşil finansman konusu ele alındı. Küresel sürdürülebilir finans 2024’te 1,5 trilyon doları aştı. Türkiye’nin 2053 net sıfır hedefine ulaşması için yıllık yaklaşık 10 milyar dolara ihtiyacı var.
Proparco: Zor Zamanlarda Pazardayız
Proparco Bölge Direktörü Stephen Gardon, kalkınma finans kuruluşlarının geleneksel bankalardan farkını anlattı. Rakip değil, tamamlayıcılar. Uzun vadeli sermaye sağlıyorlar ve daha yüksek risk alabiliyorlar. Teknoloji, iş modeli ve finansman yapısı risklerine girebiliyorlar.
Proparco kıdemli borçtan özel sermayeye kadar her türlü finansman aracını kullanabiliyor. Teknik uzmanlık da sağlıyorlar. En önemlisi, zorlu dönemlerde pazarda kalmaya devam ediyorlar. COVID döneminde ve ekonomik sıkıntılı zamanlarda Türkiye’de kalmaya devam ettiler.
Proparco 2004’ten beri Türkiye’de faaliyet gösteriyor. İlk yenilenebilir enerji yatırımını 2012’de yaptı. Güneş, rüzgar ve depolamaya yatırım yapıyor.
EBRD: Türkiye En Büyük Ülkemiz
EBRD Enerji Avrasya Direktörü Şule Kılıç, yeşil finansın sadece yenilenebilir enerji olmadığını söyledi. Enerji ve kaynak verimliliği, karbon ve metan emisyon azaltımı, iklim değişikliği azaltımı ve doğa korumayı kapsıyor.
EBRD 2023’te önemli bir karar aldı: Paris Anlaşması ile uyumlu olmayan projelere finansman yok. 2024’ten itibaren tüm finansmanın yüzde 50’si yeşil olmak zorunda.
Türkiye, EBRD’nin en büyük faaliyet ülkesi. 2009’da başladılar. Toplam finansman 23 milyar Euro’nun üzerinde. Mevcut portföy yaklaşık 10 milyar Euro.
Kılıç yeni finansman araçlarından bahsetti. EFSD+ programına Türkiye üç yıl önce dahil edildi. HiBAR adlı program yeni teknolojiler için ilk zarar garantileri sağlıyor. Batarya depolama ve hidrojen gibi yüksek maliyetli teknolojilerde sponsor maliyetlerini düşürüyor.
AB Komisyonu ile kredi geliştirme aracı üzerinde çalışıyorlar. Yeşil tahvil ihraçları için garantiler sağlayacak ve yatırım yapılabilir dereceli notlar verecek. Böylece politik ve döviz riskleri konusunda çekingen fonlar çekilecek.
İklim Yatırım Fonu ve Temiz Teknoloji Fonu gibi kaynaklardan ucuz finansman sağlayıp ticari finansmanla harmanlıyorlar. Kılıç, “Türkiye’nin ihtiyaçları büyük ve gerçekten bu fonlara ihtiyacı var” dedi.
TEB: Artık Karbon Emisyonu İlk Sırada
TEB Genel Müdür Yardımcısı Ömer Yenidoğan, sürdürülebilirliğin BNP Paribas’ın DNA’sında olduğunu söyledi. TEB bu yaklaşımı tüm bankaya yerleştirdi.
Şirketlerin sürdürülebilir ekonomiye dönüşmesi için zihniyet değişikliği gerekiyor. TEB önce ESG danışmanlığı kurdu, sonra bunu sürdürülebilir finans departmanına dönüştürdü. Artık kredi komitelerine sunulan her şirkette ESG profili değerlendiriliyor.
TEB yeşil krediler ve yeşil bağlantılı türev işlemleri gibi yeni ürünler getirdi. Yenidoğan, Türk şirketleri için üç gereklilik saydı: Denetlenebilir ve yatırım yapılabilir kalitede ESG verisi, 2030’a kadar gerçek yatırım taahhütleriyle dönüşüm planları ve yönetim kurulu sahipliği. “Karbonsuzlaştırma kurumsal iletişim işi değil, yönetim kurulunun sahiplenmesi gereken bir konu” dedi.
KPMG: Türkiye’nin 36 Milyar Dolar Açığı Var
KPMG Altyapı Sektör Lideri Görkem Yapan, Türkiye’nin altyapı açığının rakamlarını verdi. G20 tahminlerine göre yaklaşık 36 milyar dolar gerekli, bu GSYİH’nin yüzde 30’u. Fiili yatırım 32 milyar dolar civarında. En büyük açıklar enerji ve ulaşım sektörlerinde. Sadece enerji sektörü için yıllık 10 milyar dolar gerekiyor.
Projelerin finanse edilebilir hale getirilmesinde birçok zorluk var. İzin süreçleri, tedarik zinciri sorunları, tarife mekanizmaları, yerli içerik gereksinimleri, maliyet aşımları ve gecikmeler. Ama en önemlisi nakit akışı öngörülebilirliği. Bu, borç kapasitesini ve ödeme koşullarını belirliyor.
Son YEKA ihaleleri öngörülebilirliği artırdı. Ancak gizli bir risk var. İhalelerdeki yüksek rekabet agresif tekliflere yol açıyor. Aşırı kar ücretleri finansal sürdürülebilirliği baltalıyor ve daha yüksek sponsor özkaynak gerektiriyor.
Yapan, danışmanların rolünün sağlam ihale hazırlığı, risk belirleme ve tüm paydaşları uyumlaştırmak olduğunu söyledi.
Uluslararası standartlar sadece karbon azaltımına bakmıyor. İnsan hakları, atık yönetimi, çalışma koşulları, toplumsal cinsiyet eşitliği de önemli. Yapan uyardı: “Türk yerel çevre düzenlemeleri ile uluslararası standartlar arasında önemli fark var. Bu açığı kapatmak uluslararası sermaye çekmek için şart.”
Başarı Örnekleri
Proparco’nun Türkiye’deki başarı örnekleri dikkat çekti. Büyük bir tekstil üreticisi Fransız geri dönüşüm teknolojisi kullanarak tekstil atıklarından iplik üretimi için fabrikalar kurdu. Proparco 70 milyon Euro kredi sağladı. Fabrikalar kendi yenilenebilir enerji santrallerini de kurdu. Yüzde 100 yenilenebilir, tam özerk.
Büyük bir maden şirketi enerji güvenliği ve karbonsuzlaştırma için kendi güneş enerji santrallerini kurdu. Proparco finansman sağladı. Bu model tüm imalat sektörlerinde uygulanabilir.
Proparco ayrıca Türk finans kuruluşlarıyla ortaklık yapıyor. Küçük projeler için yeşil kredi imkanları sağlıyor. Yerel uzmanlık sayesinde ölçek yaratıyorlar.
Forum, Türk-Fransız işbirliğinin genişliğini ve derinliğini gösterdi. Hükümet politikasından kurumsal stratejiye, finansal inovasyondan teknolojik gelişmelere kadar tüm paydaşlar karbonsuzlaştırmanın aciliyeti konusunda hemfikir. Yol henüz uzun ama konuşmacıların vurguladığı gibi ekonomik, çevresel ve sosyal faydalar bu dönüşümü hem gerekli hem de avantajlı kılıyor. Türkiye’nin 2026’da COP31’e ev sahipliği yapması, ilerlemeyi sergilemek ve ortaklıkları derinleştirmek için küresel bir platform sağlayacak.
SKDM Türkiye’yi Nasıl Etkileyecek? Finans Dünyası Cevap Verdi
Forumun son bölümünde gazetecilerin soruları yanıtlandı. Gazete Makina’dan Hakan Bilgehan, 2026’da tam olarak uygulanacak Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) Türkiye’ye etkilerini sordu. “Çimento ve çelik gibi sektörlerde Türkiye büyük kayıplar yaşayacak. Finans alanında ne gibi önlemler alınması gerekiyor?” dedi.
Proparco: Öncelik Yüksek Karbonlu Sektörlerde
Proparco Bölge Direktörü Stephen Gardon, bu sektörlerin karbon yoğunluklarından dolayı yüksek öncelikli olduğunu söyledi. “Bu sektörlerin dönüşümüne yatırım yapacağız ve destek olacağız. Dahili olarak net bir şekilde haritalanması gerekiyor. Ortaklarımızın doğru yönde ilerlemesi için teknik yardım sağlayacağız” dedi.
Gardon, iddialı hedeflere ulaşmak için sermaye koyacaklarını belirtti. “Finansman alanında bir soru var. Evet, bizden finansman mevcut ama bu sektörlere özel olarak çoğu kalkınma finans kuruluşundan da finansman var. Türkiye’de dönüşümü gerçekleştirmek istiyorsak bu büyük önem taşıyor” diye ekledi.
EBRD: Türkiye Endüstriyel Karbonsuzlaştırma Platformu Kuruldu
EBRD Enerji Avrasya Direktörü Şule Kılıç önemli bir gelişmeyi duyurdu. “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile yaptığımız düşük karbonlu yol haritası çalışmasından sonra toplam finansman ihtiyacının kabaca tahminini yaptık. İkinci adım olarak Türkiye Endüstriyel Karbonsuzlaştırma Yatırım Platformu’nu oluşturduk” dedi.
Kılıç, bundan sonra bu platformdan daha çok duyulacağını söyledi. “Bu platformun lansmanını geçen yıl Kasım ayında başkanımız Türkiye’deyken yaptık. Amaç bir havuz oluşturmak. Dünya Bankası ve IFC bizimle birlikte imzaladı. Diğer tüm uluslararası finans kuruluşlarını ve imtiyazlı fonlama kaynaklarını da bu platforma davet edeceğiz.”
Platform TTIP olarak adlandırılıyor. Kılıç, “Şu anda hızla ilerliyor. Türkiye’nin COP 31’e ev sahipliği yapacak olması muhtemelen bunu hızlandıracak. Bu havuz, karbonsuzlaştırma yatırımları için, özellikle de zor sektörler için kullanılacak. TTIP hakkında daha fazla gelişmeyi yakında açıklayabileceğimizi umuyorum” dedi.
Platform Detayları
Türkiye Endüstriyel Karbonsuzlaştırma Yatırım Platformu (TTIP), çimento ve çelik gibi yüksek emisyonlu sektörlerin dönüşümü için özel olarak tasarlandı. Platform, farklı finansman kaynaklarını bir araya getirerek şirketlere uygun maliyetli ve uzun vadeli finansman imkanı sunmayı hedefliyor.
EBRD, Dünya Bankası ve IFC’nin kurduğu platforma diğer kalkınma bankaları ve iklim fonlarının da katılması bekleniyor. Böylece hem büyük hem de orta ölçekli şirketler SKDM’ye uyum sağlamak için gerekli yatırımları yapabilecek.
SKDM 2026’da tam olarak yürürlüğe girdiğinde, AB’ye çimento, çelik, alüminyum, gübre ve elektrik ihraç eden şirketler ürünlerinin karbon ayak izine göre ekstra ödeme yapmak zorunda kalacak. Türkiye’nin bu sektörlerdeki ihracatı yıllık milyarlarca doları buluyor. Finans kuruluşlarının oluşturduğu bu platformlar ve destek mekanizmaları, Türk şirketlerinin rekabet güçlerini korumaları için kritik öneme sahip.

