Bizle irtibata geçin

Röportaj

WindEurope CEO’su Giles Dickson ile röportaj: Yeşil Mutabakat önümüzdeki yıllarda risk altına girebilir

Yayınlanmış

-

Avrupa’da rüzgar enerjisinin kullanımını teşvik eden, Brüksel merkezli WindEurope kuruluşunun Ceo’su Giles Dickson Gazete Makina’nın sorularını yanıtladı.

Avrupa’nın, AB’nin iklim ve enerji hedeflerine ulaşmak için yeterli sayıda yeni rüzgar santrali inşa etmediğini belirten Dickson, “asıl sorun gerekli izinlerin alınması sırasında yaşanan zorluklardır” diye konuştu. Gerekli izinleri almak için hükümetler tarafından konulan kurallar ve prosedürlerin şu an için çok karmaşık olduğunu ve basitleştirilmesi gerektiğini söyleyen Dickson, “hükümetler bu konuyu ele almak zorundalar. Aksi takdirde ‘Yeşil Anlaşma’ risk altına girebilir” dedi.

2020’de, yani Covid-19 salgınının ilk aylarında rüzgar enerjisinin geleceği belirsiz ve pusluydu. 2021’de hem virüs, hem de ekonomi hakkında daha çok bilgiye sahibiz. Bu ortamda rüzgar enerjisinin geleceği hakkında düzgün bir projeksiyon yapılabilir mi?

2020’de, açık denizde 2.3 GW, karada ise 14.7 GW enerji üreten rüzgar tesisatının kurulu olduğunu biliyoruz. Covid-19 salgınının başladığı ve karantinaların yaşandığı Mart-Nisan-Mayıs aylarına döndüğümüzde ise gelişim tahminlerinin sınırlı olduğunu görebiliyoruz. 2020 yılı boyunca kurulumların önemli ölçüde azalacağını düşünmüştüm, tahmin ettiğim gibi de oldu. Ancak geçen yıldan bu yana beklentiler arttı.

2021’de, Avrupa’da 12 ila 17 GW’lık açık deniz ve geçen yıla oranla daha yüksek kara rüzgar tesisatının kurulmasını bekliyoruz. 2022 için rakamın ne olacağını henüz bilmiyoruz.

2021’in Ocak ayı oldukça hareketli geçti. Mevcut rüzgar santralleri elektrik üretmeye devam ederken, yeni rüzgar santralleri de kurduk. Açık denizde yeni rüzgar türbinleri kurmaya, yatırım kararları almaya da devam ettik. Yeni türbinlerin kurulumu için resmi verilerimizi yayınladık. Şu anda küresel olarak yüksek derecede çalışan 16 GW türbinimiz var.

Öyleyse rüzgar enerjisinin geleceği Avrupa açısından umut dolu diyebilir miyiz?

Biz nispeten umutluyuz. Ancak çözülmesi gereken bazı sorunlar var. Yeni rüzgar santrallerinin kurulumlarının ve rüzgar enerjisi santrallerinin açılışına dair kuralların ve prosedürlerinin basitleştirilmesi gibi. Hükümetlerin bu gibi uygulamalar ve verilecek izinler üzerinde basitleştirme çalışması yapması gerekiyor.

2023 yılında Avrupa Birliği’nin (AB) öngördüğü yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşmak için yılda 27 GW’lık enerji üreten yeni rüzgar santrali kurmayı düşünüyoruz. İzin süreçlerinin basitleştirilmesi gerekiyor ki hedefe ulaşılsın. Ayrıca sektör gelişen sistemlerle iletişim halinde kalabilsin.

Covid-19 salgını süresince bazı ülkeler yeni ve hızlı önlemlerin alınabilmesi için “olağanüstü hal” ilan etti. Aynı şeyi rüzgar enerjisi için de söyleyebilir miyiz? Gerekli düzenlemeler için bir rota belirlediniz mi?

Yönetmeliklerle ilgili sorunlar var. Örneğin kurulum izni, minimum mesafe kuralı (rüzgar santralinin yerleşim alanlarına uzaklığı), türbinlerin yükseklikleri, göbek yüksekliği, uç yüksekliği, kanat yüksekliği, gürültü düzenlemeleri; bir çok ülkede katı olan bu tür yönetmeliklerin basitleştirilmesi ve iyileştirilmesi üzerinde çalışmalıyız.

Prosedürler hakkında bir toparlanma ve dayanıklılık ihtiyacından bahsedebiliriz. Bu esnekliği politikalarda uygulamak için hangi değişkenleri ön görüyorsunuz?

AB üyesi tüm ülkeler Nisan ayı sonuna kadar bir toparlanma ve dayanıklılık planı hazırlamak ve bunu Avrupa Komisyonu’na göndermek zorunda kaldılar. Bazıları zaten taslaklarını Brüksel’e göndermişlerdi. Bu taslak planlarda, ülkelerin gelirinin  % 37’sini iklim değişikliğiyle mücadeleye ayırdığı görülüyor. Bu bir düşüştür ve Yeşil Anlaşma’ya zarar verebilir. Bu nedenle AB’nin hükümetlerin rüzgar enerjisinin genişletilmesine yönelik yatırımlarını desteklemek için bazı ek planları var. Planlardaki ana unsurlardan biri açık deniz rüzgar enerjisi üretiminin genişletilmesi için kritik önem taşıyan çekirdek yapıya yatırım yapmak. Pek çok ülke yapmadı, ancak 2020 yılından bu yana AB çekirdek yapıya 6,5 ​​milyar Euro yatırım yaptı. Planlar arasında bir de elektrikli araç şarj altyapısını güçlendirme anlaşması var. Bu konuda hükümetler oldukça iyiler fakat elektrik şebekesi altyapısına yatırım yapmakta daha az başarılılar.

WindEurope ise “2020 Avrupa Rüzgar Enerjisi” istatistiklerini yayınladı. Rakamlara göre Avrupa 2020’de 14,7 GW yeni rüzgar santrali inşa etti. Bu, Covid-19 öncesi dönemde beklenenden % 19 daha azdı. Yeni kapasitenin % 80’i kara rüzgarıydı. Hollanda en çok 2 GW (çoğunlukla açık deniz) enerji üretti onu Almanya, Norveç, İspanya ve Fransa izledi. Böylece 7 yeni kapasitenin 10,3 GW’ ını oluşturdu.

Rüzgar, 2020’de Avrupa’da tüketilen tüm elektriğin % 16’sıydı. Almanya ve Birleşik Krallık’ta % 27, İspanya’da % 22 ve Danimarka’da % 48 idi.

WindEurope, önümüzdeki 5 yıl içinde Avrupa’nın % 70’inden fazlası karada olacak şekilde 105 GW’lık yeni rüzgar santrali kurmasını bekliyor. Ancak bu, Yeşil Anlaşmayı sürdürmek ve iklim tarafsızlığını sağlamak için gereken hızın çok altında. Avrupa, 2021-25 yılları arasında yalnızca 15 GW / yeni rüzgar enerjisi üretecek, ancak mevcut 2030 AB yenilenebilir enerji hedefini gerçekleştirmek için 2021-30 döneminde 17 GW / ve bir yüksek hedefi gerçekleştirmek için 27 GW / enerji üretmesi gerekiyor. Şu anda % 55 iklim hedefi ile ilerleniyor.

Asıl sorun gerekli izinlerin alınması sırasında yaşanıyor. İzin kuralları ve prosedürleri çok karmaşık. Hükümetler başvurularını işleme koyulması için bile yeterli sayıda insan istihdam etmiyor. Çoğu olumsuz karara mahkemelerde itiraz ediliyor. Bu durum, geliştiricileri karşılaşabilecekleri riskler ve harcamalar nedeniyle yeni projeleri takip etmekten caydırılıyor. Sonuç, yeni projeler için izin almak zorlaşıyor, ya da çok uzun sürüyor. Hükümetlerin bu sorunu çözmek için acil önlem alması gerekiyor.

Güncel rakamlardan ve bunların projeksiyonlarından bahsedebilir misiniz?

İşletim ömürlerinin sonuna gelen eski rüzgar türbinlerinin sayısı artıyor. Örneğin 2020 yılında Avrupa 388 MW rüzgar enerjisini devre dışı bıraktı. Hizmet dışı bırakılan pek çok rüzgar santrali ise faaliyete geçiyor, ancak sayıları yeterli değil. Yeniden faaliyete geçmenin önündeki engeller, Avusturya’nın 2020’yi yılın başında olduğundan daha az rüzgar kapasitesiyle kapatmasıdır. Önümüzdeki beş yıl içinde, 38 GW’lık enerji üreten rüzgar santralleri yirminci yıllarını dolduracaklar, gelecekleri için bir karar gerekecek: yeniden güçlendirme, ömür boyu uzatma, veya tam hizmetten çıkartma gibi.

Avrupa’da rüzgar enerjisi kullanımı ne durumda?

Rüzgar şu anda Avrupa elektriğinin % 16’sını karşılıyor. Ancak Avrupa, AB’nin iklim ve enerji hedeflerini gerçekleştirmek için yeterli sayıda yeni rüzgar santrali inşa etmiyor. Daha önce de belirttiğim gibi asıl sorun gerekli izinlerin alınması sırasında yaşanan zorluklardır. Hükümetler bunu ele almak zorundalar. Aksi takdirde “Yeşil Anlaşma” risk altına girebilir.

Endişeler tam olarak nelerdir?

Endişeler sadece rüzgar enerjisi alanında yükselmiyor. Benzer şekilde, karbondan arındırma hedeflerini desteklemek için rüzgar enerjisine ihtiyaç duyan Avrupa’nın temel imalat endüstrileri de endişe içinde. Örneğin çelik ve kimyasallar, her iki sektör de daha fazla rüzgar enerjisi santraline ihtiyaç duyuyor. Çünkü her ikisi de üretim süreçlerini elektriklendirmek veya yenilenebilir hidrojenle güçlendirmek isteyen, enerjiyi yoğun kullanan sektörlerdir. Rekabet güçleri, yeterli miktarda karşılanabilir rüzgar enerjisine bağlıdır.

*Gazete Makina tarafından gerçekleştirilen bu röportaj 10.05.2021 tarihinde yayınlanmıştır. Giles Dickson’ın 7-8 Kasım 2023 tarihlerinde TÜREK kapsamında İstanbul’u ziyareti nedeniyle yeniden yayına alınmştır

Gazete Makina sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin