Bizle irtibata geçin

Endüstri Haberleri

ZEISS Teknolojileri Türkiye’de Büyüyor

Yayınlanmış

-

ZEISS Basın Toplantısı, 23 Haziran 2026

Küresel sanayide rekabet artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil, üretimin hassasiyeti, veri kalitesi ve dijitalleşmeye ayak uydurabilme yeteneğiyle belirleniyor; Almanya’nın optik ve optoelektronik alanındaki önde gelen şirketlerinden ZEISS, İstanbul’da düzenlediği basın toplantısında küresel teknoloji stratejisini ve Türkiye’ye yönelik büyüme planlarını paylaştı. Toplantıda öne çıkan mesaj netti: Yapay zekâ ve dijitalleşme ile entegre olan hassas ölçüm teknolojileri, sanayide bilinmeyen bir geleceğe değil, bugünün var olan üretim süreçlerine hitap ediyor.

1846 yılında Almanya’da kurulan ZEISS, sağlık teknolojilerinden mikroskopiye, endüstriyel kalite çözümlerinden yarı iletken teknolojilerine kadar çok geniş bir alanda faaliyet gösteriyor. Ancak günümüz teknolojik dönüşümünde şirketin en kritik konumu, yarı iletken ekosistemindeki rolüyle ortaya çıkıyor.

Çip Üretiminin Kahramanı

Yapay zekâdan akıllı telefonlara, veri merkezlerinden elektrikli araçlara kadar akıllara gelebilecek her teknolojinin temelinde yarı iletkenler bulunuyor. Çip üretiminde kullanılan en kritik teknolojilerden biri olan optik litografi alanında ZEISS, küresel ölçekte benzersiz bir konuma sahip.

Şirket, dünyanın en gelişmiş çip üretim ekipmanlarını geliştiren ve alanın %80’ini elinde bulunduran Hollandalı ASML ile birlikte çalışıyor. Son teknoloji işlemcilerin üretilebilmesini sağlayan aşırı ultraviyole (EUV) litografi sistemlerinde kullanılan ultra hassas optik sistemler ZEISS tarafından geliştiriliyor.

Basın toplantısında yapılan değerlendirmelerde, ZEISS’in küresel yarı iletken tedarik zincirinin stratejik oyuncularından biri olduğu vurgulandı. Günümüzde yaşanan teknoloji ve ticaret savaşlarının şirket üzerinde doğrudan bir baskı yaratmadığı ifade edilirken, gelecekte ASML’nin karşılaşabileceği olası kısıtlamaların dolaylı etkiler yaratabileceği de değerlendirildi.

Yapay Zekâ Gelecek Değil, Üretimin Bugünü

ZEISS yöneticilerine göre yapay zekâ artık konuşulan bir gelecek senaryosu değil, üretimin tam kalbinde çalışan bir gerçeklik.

Şirketin akıllı metroloji sistemleri ve kalite kontrol yazılımları, yapay zekâ destekli analizler kullanarak üretim hatalarını henüz üretim gerçekleşmeden tespit edebiliyor. Böylece hatalı üretim, malzeme kaybı ve enerji israfı önemli ölçüde azaltılıyor.

Optik cerrahi sistemleri başta olmak üzere, sağlık teknolojilerinde de yapay zekâ destekli üretim ve kalite süreçleri yaygın şekilde kullanılıyor. ZEISS, birçok alanda uçtan uca üretim gerçekleştiren bir teknoloji şirketidir. Bu nedenle yapay zekâyı ürün geliştirmeden, kalite güvenceye kadar tüm süreçlerine entegre etmiş durumda.

Şirket yetkilileri, yapay zekânın önümüzdeki dönemde daha da derinleşeceğini ancak bunun bir “gelecek projesi” değil, bugünün sanayi pratiği olduğunu vurguluyor.

Rüzgâr Enerjisinden Eklemeli İmalata

ZEISS’in teknolojileri yalnızca yarı iletkenlerle veya çip üretimiyle sınırlı değil. Şirket tarafından geliştirlen rüzgâr enerjisi sektöründe türbin bileşenlerinin, rotor kanatlarının (blade) ve kritik mekanik parçaların ölçümünde kullanılan yüksek hassasiyetli sistemler, enerji verimliliğinin artırılmasına katkı sağlıyor. Türbin kanatları ile gövde arasındaki toleransların ve boşlukların doğru hesaplanması, hem performans hem de ekipman ömrü açısından kritik önem taşıyor.

Şirketin metroloji çözümleri aynı zamanda otomotiv, havacılık, savunma ve enerji sektörlerinde kullanılan metal parçaların kalite kontrolünde görev alıyor. Eklemeli imalat, tersine mühendislik, endüstriyel bilgisayarlı tomografi (CT ve X-Ray), optik lazer ölçüm sistemleri ve 3 boyutlu kalite kontrol çözümleri de ZEISS’in büyüyen faaliyet alanları arasında yer alıyor.

2022 itibarıyla devreye alınan akıllı cihaz ağları ve veri odaklı üretim yaklaşımlarıyla birlikte, metroloji sistemlerinin üretim hattının ayrılmaz bir parçası haline geldiği belirtiliyor.

ZEISS Kanat Ölçümü Uygulaması

Avrupa Yüksek Teknolojide Konumunu Koruyor

Toplantıda küresel üretim dengelerine ilişkin dikkat çekici değerlendirmeler de yapıldı. Çin’in orta teknoloji üretimde önemli bir merkez haline geldiği belirtilirken, yüksek teknoloji gerektiren yarı iletken ekipmanları, hassas optikler ve ileri mühendislik çözümlerinin hâlen büyük ölçüde Avrupa’da geliştirildiği ve üretildiği vurgulandı.

Özellikle optik litografi sistemleri, yüksek hassasiyetli ölçüm teknolojileri ve ileri görüntüleme sistemleri gibi alanlarda Avrupa’nın küresel liderliğini sürdürdüğü ifade edildi.

Christian Martin, ZEISS Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı, Özgür Aka, ZEISS Türkiye IQS Ülke Direktörü

Christian Martin: “Türkiye Gerçek Bir Endüstriyel Güç Merkezi”

ZEISS Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Christian Martin, Türkiye’nin sanayi potansiyeline ilişkin oldukça olumlu değerlendirmelerde bulundu.

Martin, Türkiye’nin artık küresel bir üretim üssü ve gerçek bir endüstriyel “powerhouse” haline geldiğini belirterek, Alman teknolojisi ile Türk sanayisinin üretim kapasitesinin birleşmesinin önemli fırsatlar yaratacağını söyledi.

“Türkiye endüstrisinin küresel rekabet gücünü sürdürülebilir kılmak ve imalat ekosistemini uçtan uca dijitalleştirmek için çalışıyoruz” diyen Martin, ZEISS’in 180 yılı aşkın bilgi birikimini Türkiye’nin ekonomik büyümesi ve dijital dönüşümü için kullandığını ifade etti.

Şirket, Türkiye’de doğrudan faaliyet göstermeye başladığı 2014 yılından bu yana yatırımlarını artırmayı sürdürüyor.

Özgür Aka: “Amacımız Ülkemizin Katma Değerini Artırmak”

ZEISS Türkiye IQS Ülke Direktörü Özgür Aka ise şirketin Türkiye’deki mühendislik ve eğitim yatırımlarına dikkat çekti.

Bursa Müşteri ve Uygulama Merkezi’nin ardından Ankara’da açılan yeni merkezin dünyanın 65’inci ZEISS uygulama merkezi olduğunu belirten Aka, amaçlarının yalnızca cihaz satmak değil, Türk sanayisinin teknoloji kapasitesini geliştirmek olduğunu vurguladı.

Aka, “Türk mühendislerinin ve üreticilerinin küresel standartlarda bir altyapıyla çalışmasını sağlamak ve bu topraklardan çıkan üretimin dünya pazarındaki katma değerini artırmak istiyoruz” dedi.

Türkiye’nin İş Hacmi İki Katına Çıktı

Toplantıda paylaşılan verilere göre ZEISS Türkiye’nin iş hacmi son iki yılda yaklaşık 20 milyon avro seviyesinden 40 milyon avroya yükseldi.

Avrupa ekonomilerinde büyümenin yavaşladığı bir dönemde Türkiye’nin yüzde üç civarında büyüyen az sayıdaki pazardan biri olması, şirket açısından önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor.

ZEISS yöneticileri, Türkiye’nin gelecekteki sanayi performansının şirketin bölgesel büyüme hikâyesinde belirleyici rol oynayacağını düşünüyor.

Karbonsuzlaşmanın Anahtarı Hassasiyet

ZEISS’in sürdürülebilirlik stratejisinin merkezinde ise karbonsuzlaşma bulunuyor. Şirket, yalnızca yenilenebilir enerji sektörlerine teknoloji sağlamakla kalmıyor, geliştirdiği hassas ölçüm sistemleri sayesinde üretim süreçlerinin daha verimli çalışmasını sağlıyor.

Yapay zekâ destekli kalite kontrol çözümleri sayesinde hatalı üretimin azaltılması, daha az ham madde tüketimi, daha düşük enerji kullanımı ve daha düşük karbon emisyonu anlamına geliyor.

ZEISS’in kurumsal misyonunda müşterilerinin karbonsuzlaşma ve dijitalleşme hedeflerini gerçeğe dönüştürmek yer alıyor. Şirket ayrıca kendi operasyonlarında da karbon ayak izini azaltmaya yönelik çalışmalar yürütüyor ve 2030 yılı itibarıyla yerel operasyonlarında net sıfır karbon hedefini benimsiyor.

Almanya’da sürdürülebilirlik performansıyla ödüllendirilen ZEISS, karbonsuzlaşmayı yalnızca bir çevre politikası değil, aynı zamanda üretim verimliliğinin doğal sonucu olarak görüyor.

Türkiye İçin Fırsat: Küresel Değer Zincirlerinde Yukarı Çıkmak

ZEISS örneği, günümüz sanayisinde rekabet avantajının yalnızca daha fazla üretmekten değil, daha hassas, daha verimli ve daha sürdürülebilir üretmekten geçtiğini gösteriyor.

Yarı iletkenlerden yapay zekâya, rüzgâr enerjisinden eklemeli imalata kadar birçok kritik teknolojinin arka planında yer alan şirket, stratejik öneme sahip mühendislik altyapılarından birini oluşturuyor. Türkiye açısından asıl fırsat, bu teknolojileri yalnızca kullanan değil, küresel değer zincirlerinde daha üst basamaklara taşıyan bir üretim ekosistemi oluşturabilmekte yatıyor.

Gazete Makina sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin